Sonuçta bizler moleküllerden, moleküller atomlardan, atomlar atomaltı parçacıklardan oluşuyor.Atomaltı parçacıkların nasıl kütle kazandığını keşfedersek bu sorununda cevabını vermiş olacağız.Parçacık fiziğinin Standart Modeli'ne göre (Bkz:http://tr.wikipedia.org/wiki/Standart_Model) tüm temel parçacıklar kütlesiz olmalıydı.Halbuki atomaltı dünyada kütlesiz parçacıklar olduğu gibi protondan çok daha ağır bazı kuarklar ve bozonlar (kuvvetlerin aracı parçacıkları) vardı.
Nihayet 1960'larda Standart Model'de ufak bir tadilat ile parçacıklar kütle kazanacak matematiksel bir forma sokuldu.Konu üzerinde çalışan Peter Higgs gibi kuramsal fizikçilerin hepsi kütle kazanımı için benzer bir mekanizma öne sürüyordu.Bu mekanizmaya göre uzay zaman boşluğu yani vakum Higgs alanı denen bir alanla dolu idi ve her bir parçacık Higgs alanıyla etkileşiminin sonucu kütle kazanıyordu.Alanla daha çok etkileşen parçacıklar daha çok kütle kazanırken hiç etkileşmeyen parçacıklar kütlesiz kalıyordu.Yoğun bir sıvı içerisinde hareket etmeye çalıştığınızı düşünün.Hareket ettikçe nasıl kendinizi kütleniz artmış gibi ağır hissedersiniz,tüm parçacıklarda Higgs alanında hareket ederken kütle kazanırlar.
Alıntı: Bilim Teknik